Dergi Hakkında

Mebadi terimi, en genel anlamıyla ilkeler demektir. Özellikle mantık, epistemoloji ve metafizikte “aklın a priori ilkeleri, bilginin/bilimin temelleri ve varlığın sebepleri”ne göndermede bulunan bu terim, aynı zamanda dergimizin de felsefi perspektifini yansıtmaktadır.

Böylece Mebadi, analitik olarak tek bir ilkenin değil ilkelerin imkânına işaret etmekle felsefi çoğulculuğu savunmaktadır. Bu yaklaşım bir yandan tek bir felsefenin değil felsefelerin olduğunu/olacağını ifade ederken bir yandan da bir ilkeden/temelden/dayanaktan yola çıkmanın gerekliliğini vurgulamakta ve böylece gelişigüzelliği yadsımaktadır.

Mebadi, felsefi araştırmalara odaklanan hakemli bir akademik dergidir. Yılda iki kez — Haziran ve Aralık aylarında — yayımlanmakta olup Türkçe ve İngilizce dillerinde hazırlanan akademik çalışmaları kabul etmektedir. Dergi, farklı dilsel, kültürel ve entelektüel bağlamlar arasında felsefi diyaloğu teşvik etmeyi amaçlamakta ve bu bağlamda interdisipliner felsefi araştırmaları öncelemektedir.

Açık erişimli ve elektronik ortamda yayımlanan bir yayın olarak Mebadi, özgün ve yüksek nitelikli felsefe araştırmalarının serbestçe ve küresel ölçekte erişilebilir olmasını hedeflemektedir. Dergi, araştırma makaleleri, eleştirel denemeler ve akademik çeviriler gibi çalışmalara yer vererek, klasik metinler ile çağdaş felsefi tartışmalar arasında derinlemesine bağ kuran bilimsel katkılara zemin sunar.

Mebadi, farklı felsefi geleneklerden ve yöntemsel yaklaşımlardan gelen araştırmacılar arasında eleştirel etkileşimi destekleyerek felsefi düşüncenin gelişimine katkıda bulunmayı amaçlamaktadır. Akademik mükemmeliyet ilkesine bağlı olarak, yayımlanacak tüm çalışmaların bilimsel yeterliliğini, özgünlüğünü ve akademik bütünlüğünü güvence altına almak adına çift taraflı kör hakemlik süreci uygulamaktadır.

Duyurular

Yeni Sayı

Cilt 2 Sayı 2 Yalçın Koç Özel Sayı (2025): Mebadi Uluslararası Felsefe Dergisi
					Cilt 2 Sayı 2 Yalçın Koç Özel Sayı (2025): Mebadi Uluslararası Felsefe Dergisi Gör

TAKDİM

İkinci yaşını tamamlamak üzere olan Mebadi Uluslararası Felsefe Dergisi, ilk özel sayısını çok özel bir düşünüre tahsis etti: Yalçın Koç. 1950 yılında Tokat’ta dünyaya gelen Yalçın Koç, Orta Doğu Teknik Üniversitesi Fizik Bölümü’nden 1973 yılında mezun oldu. 1973-74 eğitim öğretim yılında ortaokulda bir yıl aritmetik öğretmenliği yaptıktan sonra 1976 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’ne, matematik ve mantık dersleri vermek üzere öğretim asistanı olarak atandı. 1977 yılında Boğaziçi Üniversitesi Felsefe Bölümü’nde öğretim görevlisi olarak çalışmaya başladı. 1978 yılında “Doğanın Kuvantum Mekaniksel Betimlemesi ve Ölçme Sorunu” başlıklı teziyle İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü Sistematik Felsefe ve Mantık Anabilim Dalında felsefe doktoru ünvanını aldı. Yalçın Koç 1982 yılında “Determinizm ve Mekân” başlıklı teziyle Doçent; 1988 yılında ise “Bell Eşitsizliklerinin Kuvantum Mekaniğinden Çıkartılması Üzerindeki Sınırlandırmanın Önemi” adlı çalışması ve kuantum mekaniğinin mantıksal yapısı üzerine hazırladığı çalışma dosyasıyla profesör oldu. Boğaziçi üniversitesinde öğretim üyeliği yanında, Felsefe Bölüm Başkanlığı, Fen Edebiyat Fakültesi Dekanlığı ve Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü gibi çeşitli idari görevler de yapan Yalçın Koç 1998 yılında 48 yaşında iken emekli oldu. Halen Antalya'nın küçük bir köyünde yaşamını sürdüren Koç, felsefi üretimine aralıksız devam etmektedir. Sayısı yirmiyi aşan eserinden bazıları şunlardır: Anadolu Mayası, Theologia'nın Esasları, Tarih ve Nazariyat, Nazari Mantık'ın Esasları, Şuur ve Nazariyat, Zihin ve Nazariyat, Dialektik ve Nazariyat, Fenomenoloji ve Nazariyat, Nazari Musiki'nin Esasları.

Niçin Yalçın Koç?

Yalçın Koç, kelimenin hakiki anlamıyla “öz”el bir düşünür; öz’e el atan bir filozof. Yalçın Koç, dilin katmanlı (arkitektonik) yapısı içinde ilk (evvel) katmanı arayan, “evvel”in “evla” olduğunu, dilin imkânı ile gösteren, dil ile varlığı buluşturan bir nazariyat ortaya koyar. Müesses batı felsefesinin metafiziksel gediklerini, yine bu felsefenin kavramlarını şahit tutarak serimler. Bunu yaparken sıkı mantıksal bir örgü sizi karşılar. Adeta uzam-geometri ilişkisi gibi zorunlu/a priori bir vasatta bulursunuz kendinizi. Yalçın Koç, “Evvel” in izini sürerken varoluş ve öz ayırımını derinden sarsar; katmanlı dil ile varlık arasındaki gedikleri göstere göstere adeta “iz”i yok ederek yeni bir “iz”in ufkunu gösterir. Bir taraftan “hakikat”e işaret eden bir taraftan da rasyonel sınırlar dâhilinde “hakikat”in “elde edilebilir olmaklığı”nı dışlayan felsefi bir tavırla karşılaşırsınız Yalçın Koç’u okurken. Filozof, “nazari olan”ın sınırlarını göstermek için “nazari olan”dan hareket eder. Kelamın/varlığın sesini, insanın nefesi ile birleştirir. Hal böyle olunca, bütün nazari yoğunluk, birden pratik bir merhaleye evrilir. Yirmiyi aşkın eseriyle Türkiye’de felsefi düşünceye yeni bir ufuk kazandırdığını düşündüğümüz Yalçın Koç’un fikirlerini, kuşkusuz bir iki paragrafla anlatmak mümkün değildir, bilakis özet cümleler manipülatif de olabilir. Dolayısıyla sözün daha fazlasını bu sayının vücuda gelmesine katkıda bulunan çok değerli yazarlara bırakmak gerekmektedir. Özel sayımızı daha da özel kılan diğer bir husus, Saygıdeğer Hocamızın bizi kırmayarak bizatihi bir makale ile sayıya katkı sağlamış olmasıdır. “Sonlu-ötesi ve Turing Makineleri Tasavvuru” başlıklı makalesi ile yukarıda işaret ettiğimiz “insan” odaklı pratik felsefesinin çarpıcı bir o kadar da güncel bir örneği ile bizi buluşturduğu için hocamıza hassaten teşekkür etmek isterim. Bu özel sayıda yer alan bütün makalelerin hem İngilizce hem de Türkçe metinlerine yer verilmiştir. Çünkü bu felsefenin Türkiye sınırlarını aşan bir mahiyette olduğuna ve tartışılmayı hak ettiğine inanıyorum. Ne var ki dil/kavram temelli bir ontolojinin başka bir dile çevrilebilmesinin ne denli zor olduğu da aşikârdır. Bu itibarla bu tür metinlerin Türkçelerinin bulunması, tercihten öte bir zorunluluktur. Verimli felsefi tartışmalara yol açması temennisiyle bu özel sayının ortaya çıkmasında emeği geçen tüm yazarlarımıza, hakemlerimize ve yayın ekibimize teşekkür ederim.

Emin Çelebi

Baş Editör

Yayınlanmış: 2025-10-12

Makaleler

Tüm Sayıları Göster